7/9/2009 ·

Kirli, çürük ve adi...

Anlamsızlığın koynundayım...Uzun zamandır yazmak istemediğim için yazmadıktan sonra bu gece daha yazmak istedim...Cevap bulamadığım sorularım, çözümsüz sorunlarım ve tedavisi olmayan nerden geldiği belirsiz hastalığımla başbaşa olmaktan bıktım...Hayatımın 6 ayını ayırdığım askerliğim bütün kişiliğimi ve sağlığımı değiştirdi sanki...Olmadığım biri mi oldum yoksa olmaktan korkup gizlediğim adam  mı dışarı fırladı bilmiyorum...Bilincimi, amaçlarımı yitirmiş gibiyim...Gençlerin adam olmaya gittiği yerde sanırım birçok şeyimi bırakıp geldim...Çünkü ben oraya genç olarak gitmemiştim ve sanırım  adam olmaya da ihtiyacım yoktu...Bunu yaşayan azdır sanırım...Herşeyi buna yüklemek te anlamsız...Zira hayatın tadı kaçmış bulduğu her delikten...Her aklıma geldiğinde dua edişim bundandır kıyametin koptuğunu yaşarken görebilmek için...Daha fazla parçalanmadan herşey bir anda bitsin diye...Sur' a üflesin İsrafil ve ne olacaksa olsun...Başlangıca giden bitiş başlasın...Çünkü bu dünya kirli, çürük ve adi...

Oysa ben, aylardır yeni bir başlangıç için uğraşıyorum...Beceremedim, yapamıyorum...
Yetersizim sanki...Kendi dünyamın Sur' una üfleyemiyorum bir türlü...Yardım alamıyorum kimseden...Yanlızca telkinler...Özlüyorum...Arıyorum, ne olmak istediğimi, ne yapmak istediğimi...Ooofff, o kadar çok ki yapmak istediklerim...Ufku geniş bir mahkum gibiyim...Ülkemi seven ama onun bana koyduğu kotalardan nefret eden biri haline geldim...Bana biçileni yaşamak istemiyorum..Bu dünyaya belli bir zamanı burada geçirip vakti geldiğinde toprak olmak için gelmedim...Bir yolu olmalı...Bulmalıyım...Ama nasıl...Kahrolası son 14 yılımda bulamadığım ve hatırlamak istemediğimden farklı olanı bulmalıyım...Bu aptal döngüyü kırıp istediğimi yaşamak istedikçe daha da batıyor herşey...Çünkü bu dünya kirli, çürük ve adi...

Yorum (yok) Yorum yaz!

6/6/2009 ·

ARTIK SİVİLİM...

19 MAYIS 2009 itibari ile askerlik görevimi tamamlamış bulunuyorum, darısı henüz yapmayanlara:)

Bir süre memleketim Ankara da bulunacağım, hayata yeniden kaldığım yerden başlamam lazım!

Askerlik anılarıma gelince...Onlarda burada olacak, muhakkak olacak :)

Yorum (4) Yorum yaz!

10/1/2009 ·

Usta birliğindeyim artık...4 ay kaldı, şafak 127...

Son olarak veda yazımı yazmıştım, lakin acemi birliğindeki askerliğim 28 gün sonra bitti ve usta birliğim olarak çıkan GAZİANTEP ŞAHİNBEY Askerlik Dairesi Başkanlığında 4 ay daha sayacağım...Acemi birliğim olan 39.Mekanize tugayında zorlu ve güzel zamanlar yaşadım, özellikle koğuş arkadaşlarım mükemmel insanlardı, hepsini hayatım boyunca unutmayacağım, umarım onlar da beni hafızalarında tutarlar...Gerçi tüm koğuşun yaşça en kıdemlisi bendim ama bu yaş farkını araya engel olarak koymadan onlarla herşeyi paylaştık...Yedik, içtik, eğlendik, üzüldük, sevindik, süründük, yattık, kalktık, uygun ve adi adım yürüdük, saatlerce ayakta dikildik, iştima manyağı olduk, hamamda beraber bıcı bıcı yaptık, hamam sırasında beraber kuyruk yaptık, iğrenç dürümleri tükettik, susuzluktan bol bol bol bol fresher denen içecekten mecburen şişe şişe tükettik, beraber istikamet yedik, azarlandık...Ama en önemlisi arkadaş olduk, dost olduk...Askerlik anılarıma asker dönüşü burada ya da ayrıca bir adreste yer vereceğim, günü gününe tuttuğum defterime ne yazıyorsam buraya aktaracağım...39.Mekanize Piyade Tugayı 3.Tabur 7.Bölük 11 numaralı koğuş...Arkadaşlarıma minnettarım, bu 28 gün asla unutulmayacak...

Uğur Ünnü                    İstanbul
H.Uğur Boran              İstanbul
Serhat Sönmez            Bucak
Mustafa Tokur            Burdur
Kazım Ergat                   İzmit
Benan Karaaslan          Ankara
Ege Menlik                     İzmit-Ankara
Ahmet Tufan                 Ankara
Sezer Şenal                     Bartın
Suat Kurt                         Trabzon
Kerem Memişoğlu       İstanbul

Yorum (yok) Yorum yaz!

12/12/2008 ·

HOŞÇAKALIN :)


Evet beklenen zaman geldi çattı, ben gidiyorum...Burada benden bir iz olsun diye yazdığım iyi veya kötü yazılarımı okuyup duygularıma, düşüncelerime ortak olan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunarım...Bu blog sayesinde tanıdığım çok değerli bir kaç insan hayatımın en değerli köşesindeler artık...Sanal alemden arkadaş edinme huyum olmasa da Allah beni bu güzel insanlarla bu site sayesinde buluşturdu, minnettarım...Askerlik vazifem boyunca internet imkanım olup olmayacağı konusunda tam bilgim olmadığından bir veda yazısı yazmayı uygun gördüm...Büyük sıkıntılarla boğuşmuş benliğim askerlik görevi boyunca da bazı sıkıntılara göğüs gererek bir sınav daha verecek...Özel yaşantımda beni seven, sayan, dostluğunu benden esirgemeyen, dostluğumu esirgemediğim tüm can kardeşlerime bu güne kadar yaptıklarından ötürü sonsuz teşekkürlerimi sunarım, Allah hepinizden razı olsun, kısa süre de olsa aranızda olamayacağım, umarım gözden ırak olup gönülden de ırak olmam...Hakkınızı helal edin, benden yana hakkım helal olsun, eyvallah...

39.MEKANİZE PİYADE TUGAYI İSKENDERUN HATAY

Yorum (4) Yorum yaz!

20/11/2008 ·

ŞİMDİ BÖYLEYİM...

            Sayılı gün çabuk biter derler hep, şimdilik bu doğru...Gitmeme 21 gün kaldı...Asla saymayacağım diye söz versem de kendime, tutamadığım sözler dolabındaki  yerini aldı sanırım bu sözüm de...Dolap o kadar ıssız ki, zira verdiği sözleri yerine getiren bir adamım, yapmazsam uykularım kaçar, darlanırım...Tutamadıklarım hep kendime verdiğim sözler, ihmal ettiğim kendime...Bakıyorum da hayatıma kendim için yaptığım o kadar az şey var ki...Ve hepside hayal ettiğim hayata dair...Zaman zaman gerçeğe dönüşen ve bir şekilde hüsranla biten...
            Böyle günlerde  anlıyor insan zamanın değerini, bazen geçsin diye dua ettiğin bazen de geçmesin, bitmesin diye uğraştığın...Fazla melankolik ve biraz da duygukolik oldum bu ara...Herşeyin tadını bir başka almaya çalışıyorum, bir daha bir daha yapmaya çalışıyorum neyi yapmayı seviyorsam...Mesela az önce odamın balkonundan baktım her gece yaptığım gibi uzaklarda karşı dağdaki yanan birkaç ışık hüzmesine...Derin bir nefes çektim yağmurun havasından, bir nefes, bir nefes daha...Sonra her gece düşündüğüm gibi düşündüm, o dağda gördüğüm ışıkların ne olabileceğini, henüz uyumamış bir kaç evin mi yok sa herhangi bir aydınlatma direğinin mi ışığı acaba?..Oldum olası severim dağları, onları seyretmeyi, onlardan seyretmeyi, uzakları, uzak olmayan ufukları...Sevmediğim uzakta olmak, birilerinden, yanında olmak istediğim birilerinden uzak olmak...Çok yaşadığım ama asla alışamadığım o garip hüzün yüklü duygu, içime bir anda çöreklenen, omuzlarımı düşüren...Uyku bastırdı artık, bu yazıya bir nokta koymanın vakti geldi...

Yorum (yok) Yorum yaz!

19/11/2008 ·

DEĞİŞTİK...

Artık kimse mektup yazmıyor, posta kutularında sadece faturalar...En azından benimki öyle...Bir mektup almayalı ya da birine mektup yazıp, gönlümü de içine koyup kapattığım bir zarfta göndermeyeli çok oldu...Maillerle avunur olduk, bu da güzel elbet ama asla aynı değil...Belki çok fazla eskiye bağlıyım, haklıyım, beni ve bizi eskiye bağlı bırakan o kadar çok şey varken nasıl böyle olmasın ki? Sesimin yankılandığını hissediyorum aklımdaki odasının duvarlarında,  o odada konuşuyor, ben dinleyip yazıya döküyorum sanki...Neden bu kadar değişti herşey, bu kadar çabuk olmak zorunda mıydı? Konuşmadan anlatmak, gözlerde saklanıp, gözlerde bulunmak, bir bakışın binlerce kelimeyi içine sığdırdığı zamanları yaşamak, aşkı da, dostluğu da yüreğinden gelerek yaşamak, hiçbir zerre çıkar gözetmeden...Yağmur içime yağıyor sanki bugün, oysa bir damlası bile değmedi üzerime, camdan baktığım ıslak sokaklar, bu gri bulutlar,  sanırım bu gün değişmeyen eski zamanlardayım...

Yorum (yok) Yorum yaz!

10/11/2008 ·

BİR YEDEK SUBAY ADAYININ ASKERLİK ÖNCESİ YAŞADIKLARI-5-

Evi hüzün kaplamaya başladı...Gideceğim gün ve dahi gitmeden 2 gün önce görev yerim ve yedek subay mı yoksa kısa dönem mi yapacağım belli olduğunda evdeki hava nasıl olacak acaba?..Bir de zorlu bir yere ve uzun dönem çıkarsam sanırım evde matem havası esecek...Beni çok zorluyorlar...Daha bugünlerden dişimi sıkmaya yoruldum, herkesin sürekli gizliden ya da aleni benim yüzümden ağlamaklı olması ve ağlaması beni kahrediyor...
Ağlamayın diyorum ama söz geçirmek imkansız...Peki ben ne yapayım, tek başıma özleyecek o kadar çok sevdiğim insan varken ben ne yapayım?..Bu yük ağır...İçimden geçenin uzun dönem asteğmenlik olduğunu biliyorlar ve sınavda kısa dönem istemem için bastırıyorlar, kendilerince haklılar, boyun eğiyorum tamam diyorum kısa dönem işaretleyeceğim...Sanki benim elimdeymiş gibi...Ordu nasıl isterse o olacak...Herşey formalite...
Nasılsın diyor  görenler, iyiyim diyorum ama aslında berbatım...Yüzümdeki bu gülümseme, herkesi güldürmeye çalışıp durmam, kahkahalarım, moralli halim hepsi palavra...İçimi biliyorum, dışımı biliyorum, huyumu suyumu biliyorum, ve biliyorum ki kendine acımaya başlarsan mutlaka ölürsün...Farkında olarak kendimin işte ben bunu önlüyorum, yardım eden yok...İçimde hissediyorum uzun dönem çıkacağını sanki...Ama bu kendi hüsnü kuruntum da olabilir  ya da öyle istediğimdendir kim bilir...Ben hakettiğimi bildiğim için istiyorum, işte tek bildiğim bu...Vatan tüm isteklerimden önce geliyor, ardından ailem ve sevdiğim insanlar...Ben çok şey yaşadım geçmişimde, derdi bol, koşturmacası bol bir hayat yaşadım, sorumluluk almaktan hiç kaçmadım, başkalarının enayilik dediğine koşar adım gittim, görev bildim...Biri yapmalı dedim ve yapan ben oldum...Hayatı bilmez derler askerliğini yapmayanlara,  benim için ne kadar geçerli acaba?

          Gönlümün bir limanı yok, uzun zamandır kimseyi yaklaştırmıyorum gönül şehrime, kimseye demir attırmıyorum...Aile hasreti, dost hasretine bir de sevdiceğimin hasreti eklenmesin istedim...Kendimi dizginlemeyi öğrendim, sevip ıska geçmeyi...Beceriksiz bir aşık olmaya çalıştım hep, sorana öyle anlattım ve kendime, beceriksiz aşık...Ve herşeyi sağsalim dönmeye bıraktım...

Yorum (yok) Yorum yaz!

4/11/2008 ·

Aynı nakarat...

Bir daha bu yolları aynı hevesle yürürmüyüm,
Kim bilir ne bekliyor kalırmıyım ölürmüyüm,
Ne malum dünya gözüyle bir daha görürmüyüm ?

Takıldım kaldım şarkının nakaratına, biran evvel kendime gelmem şart...Utanmis

Yorum (yok) Yorum yaz!

2/11/2008 ·

BİR YEDEK SUBAY ADAYININ ASKERLİK ÖNCESİ YAŞADIKLARI-4-

Sabahları bir şehirde uyanmak zordur bazen...Öyle bir günüdür ki şehrin sana yer yok zannedersin...Herşey üstüne üstüne hücum eder, daralır, bunalırsın...İşte ben de bir kaç gündür böyleyim...Sanki burada bana yer yokmuş gibi...Sanki bu şehir benim ondan gideceğimin farkındaymış ve buna kendimi hazırlamam için bana bunu yapıyormuş gibi...

Askerlik günlerime bu gece 24 ü vurduğunda 39 gün kalmış olacak...Askerin şafak sayması gibi bu...Kendim hariç herkesi düşünüyorum...39  gün sonra ben burada olmadığımda bıraktığım boşluğun etkileyeceği insanları düşünüyorum...Beni onların neler yaşayacağını tahmin etmek üzüyor en çok...Geride kalacak herşey için endişelerim çıkıyor ortaya...Zira o kadar bana bağlanmış ki herşey...Zinciri tutan yegane halka ben olmuşum farkında olmadan...Bir çoğunun dayanak noktası, hayatının fikir babası, herşeyin planlayıcısı...İçimdeki hissiyatı yazmak itemiyorum...Zira deşifre oldukça daha bir gizli kapaklı olmaya başlıyor içimdeki ben...Sanki yeter diyor, anlatma bizi...Birtek biz bilelim, üzüntümüz dışa yansımasın, kimse görmesin, içimize ağlayalım...

Okuduğum bir anı, bir asteğmenin, şehit bir asteğmenin günlüğünden bir parça...

İşte böyle...Devamı yok...

Yorum (yok) Yorum yaz!

16/10/2008 ·

BİR YEDEK SUBAY ADAYININ ASKERLİK ÖNCESİ YAŞADIKLARI -3-

Yazılarımın başlığı Yedek Subay Adayı diye geçse de %90 kısa dönem yapma ihtimalimden ötürü, bunu kendime yediremeyip gönüllerin yedek subayı modunda olduğumdandır bu, lütfen yadırganmasın...Utanmis

Sanılanın aksine pat diye askere gidemiyorsun...Heyooo ben geldim hadi beni de aranıza alın diye gidip''şimdi olmaz Ağustosta gel'' diye tokat gibi bir cevap alabiliyorsun...Tabi asker kaçağıysan o başka, o zaman sanırım bu lafı bitirmen bile beklenmeden sevk...
Ben ikinci üniversiteyi de bitirip ve tabi bu arada epey bi yaşlandıktan sonra diplomam elimde, uzun ip belimde olaraktan gittim askerlik şubeme...Hoşgeldin aman ne iyi ettin ortamı yoktu ama genel manada nazik olmadığını da söyleyemem...İşlemlerimi yaptırıp orada bulunan subaya imza için girdiğimde buyur edip oturttu beni karşısına...Gülümseyerek ''Ohooo epey bi kaçmışın yahu, bizde de Ethem var ama sen ona bir yıl fark atmışsın'' demez mi...Hayde buyur burdan yak...''Yok hocam, şey aman komutanım valla kaçmadım, gayet nizami olarak iki üniversite okudum ondan oldu yoksa gelmez miyim?'' gibi abuk bir cümle edebildim...''Tabi tabi '' dedi yine gülerek, ''Benden 5 yaş büyüksün, gerisini sen düşün'' dediğinde bulduğum delikten kendi içime kaçacak kadar ezildiğimi o an hissettim...''Ya valla komutanım'' dememe fırsat vermeyip lafımın son kalan çeyreğini ağzıma tıkayarak, ''Al bunu şimdi doğru topçu birliğindeki revire git muayene ol, tabibe imzalat gel'' dedi...Tabibe gittim, gittim ama öyle pat diye gidilmiyor ki,önce nizamiyede kimlik alışveriş töreni oluyor, nizamiyedeki er ''burada bekle'' diyor, bekliyorsun revir servisi gelecek, ona binilecek, bütün birliğin içi dolaşılıp revire ulaşılacak...Neysem gitik, orda kısa dönem yapan akranlarım hemen alaka gösterdiler bana,koyu bir sohbet kurduk, dedim içimden ''ulen ne güzelmiş burası yahu tam benlik'' ama içimden aynı anda diğer bir ses te diyor ki ''Yürü len salak, he he tam senlik, görürsün sen senliği''....Ben içimdeki sesin stand-up oyununu izlerken birden  doktor çağırdı beni, girdim, içerde bir de hemşire vardı, tırstım tabi muayene olacağız neticede, soyunacağız falan...''Nereye geçeyim'' dedim doktora, ''Nasıl nereye'' dedi tabib,
dedim ''üstümü çıkartmak için hani''...''Yok olum ne üstü gel şöyle'' dedi...Başladı sormaya,
''Var mı bir hastalığın, aileden kalıtsal rahatsızlık, ameliyat, ruhsal bozukluk vesaire'' dedim ''ameliyat ve kalıtsal hastalığım yok ama çok ayakta durunca belim ağrıyor ufak bir sakatlanma yaşamıştım geçmişte bir de sıcak soğuk allerjim var mevsimsel bahar ve kış mevsiminde azıyor''...Yüzüme baktı, ''turp gibisin, onlarda iyileşince geçer, haydi hayırlı olsun'' deyip evrağıma bastı imzayı, ''askerliğe elverişlidir''...Neyse çıktım dışarı, hemen az önce dost olduğumuz kısa dönem çavuş ve onbaşılar sardı etrafımı, dedim ''Ya bu mu muayene'' dediler ''Kısa dönem ve YD.subay adayları böyle oluyor''...Neyse gene revir servisini bekledim ama 15 dakika sonra kalkacak...Askerde zaman mevhumu süper onu anladım...Gene aynı birliği dolaşaraktan dışarı ışınlandım...Gittim hemen şubeye...Ben sanıyorum işlem tamam Ağustos ta yolcuyum, meğersem taaaa gelecek sene Mart celbi yolcusuymuşum...Dedim ne olacak, ''25 Eylüle kadar gel bir erken sevk dikeçesi ver, olursa gidersin''... Ya işte böyle...

Sonra devam ederiz...17.10.2008

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::