BİR YEDEK SUBAY ADAYININ ASKERLİK ÖNCESİ YAŞADIKLARI -1-
Evet, başlıktan da anlaşılacağı üzere bundan sonraki yazı dizimiz askerlik üzerine olacak ağırlıklı olarak, korkmayın brezilya dizisi gibi 300-500 bölüm sürmez, zaten büyük olasılıkla 12 Aralıkta bot bağlamaya başlacağım
İçimde garip bir duygu seli var, bir çoğuna anlam veremediğim gariplikler sürüsü...Çobanı da benim lakin sanırım kavalım yok zira sürü dağılmış...Erken sevk dilekçemi Antalya dan Ankara ya bizzat gidip vermeme rağmen dilekçem Askerlik Şubesinde kaybolduğundan yeniden bir dilekçe verdim ve bir hafta sonra Aralık celbinde alınıp alınmayacağım netleşecek...Aralık celbinde alınırsam 325.Dönem K.D ve Yedek Subay Adayı olarak Aralık ayının ilk günlerinde sınava gireceğim...Bir hafta sonra sonucu ve nereye düştüğümü ve dahi görevimi öğrenip 12 Aralık ta da birliğime katılacağım...Yanlız bu tarihler Kurban bayramına denk geliyor ve belki bir ufak oynama olabilecek...
Askerlikle alakalı endişem veya korkum yok...Tüm devrelerim gibi tek heyecanımız bilmediğimiz bir ortama adım atacak olmamız...Akvaryumu değiştirilmiş balık misali biraz ürkek bir zaman süreci olacaktır başlarda diye düşünüyorum, sonra alışırız elbet...Asıl endişem özlem...Evdekilerin bana olan düşkünlüğü ve tabi benim onlara olan düşkünlüğüm.
Farkettim ki askerliğe sayılı günlerimin kaldığı bu dönemde gece yastığa her baş koyuşumda tek düşündüğüm ailemin ben askerde iken yaşacakları endişe...Bir de doğu ya da güneydoğuya düşersem ve tabi bir de Yedek Subay olarak yaparsam sanırım endişeleri katlanacak, beni üzen tek nokta bu...Yd. Subaylık sınavında kısa dönem tercihi yapmam için ailemden baskı var, haklı olarak biranevvel gidip gelmemi istiyorlar, oysa içimden geçen tam tersi...Subay olursam büyük gurur duyarım, elimden geleni de yaparım, lakin yaşım epey ilerlediğinden diğer derdim de tez gidip tez dönüp biran evvel işime gücüme bakmak...İşte karışık duyguların bir kısmı bunlar...
Gönül istiyor ki güzel bir askerlik yaşayayım ama kaderde ne varsa o...Zorlu bir yere düşerşem şayet şikayet edecek te değilim...Belki zoru yaşarken şikayetlerim olacak, belki aile ve dost hasretiyle içim ağlayacak...İyi de bunu yaşamayan asker ve insan varmı ki?...Bana özel değil ki bu duygular...Yapım gereği duygusal bir adamım, kolay ağlarım, kolay sinirlenir, kolay yumuşarım, ama sulu göz değilim...Yani o şımarık, nanemolla tiplerden değilim...Disiplin, görev bilinci, sözüne sadık kalma, yalan söylememe, verilen işi en iyi şekilde yapma gibi yıllardır edindiğim düsturlarım vardır...Bunlar askerde rahat etmeme yaracaksa ne mutlu bana ama yaramayacaksa da yazık bana
İçimde askere geç kalmışlığın ezikliği var, benim de anlatacak askerlik anılarım olsun istiyorum, başkalarınınkini dinlemek te güzel ama ben de anlatabilmeliyim...Umarım sağsalim gidip, sağsalim döner ve bu muradıma ererim...
Neyse daha sonra devam ederiz elbet...Saygılar...
15 EKİM 2008
Yorum (2) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
2 yorum yazılmıştır
Yazan:cem | Tarih: 2009-04-30 04:34:45Konu: mail adresi
Yazan:cem | Tarih: 2009-04-30 04:32:30yazmayı unutmuşum:)
mail:
cem_akyazi@yahoo.com
Konu: 2. üniversite
hocam 2. üniversiteyi askere gitmeden nasıl bitirdin, ben bu sene sınava giricem de, mezun olmama 2 ders var tekrar sınava giriyorum... cevap yazarsan çok sevinirim çünkü bu konu aklımdan hiç çıkmıyor, nasıl olcak bilmiyorum... mail adresimi de vereyim, burayı da sık kullanılanlara ekleyip her gün bakacağım... şimden teşekkürler...