7/5/2008 ·

DOST

      Nedendir bilmiyorum kendimi ve bana benzeyenleri hep farklı gördüm hayatta...Üstünlük değil ama bir fark vardı, anlayışımızda, yaşayışımızda, düşünüş ve uygulayışımızda vs...Ve ben dost olarak hep bana benzeyen ya da benim benzediğim insanları seçtim, gördüm ki hiç bir seçimimde yanılmamışım...Kendi adıma mutluyum ve sanırım edindiğim, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen dostlarım da benden memnundurlar... Almadan vermek isterim hep, karşılık beklemem dostlarımdan ve hayattan...Ayırdındayım zira kim hakeder kim haketmez...Onlarla geçirdiğim zaman bir saat te olsa bir gün de olsa mutluluk duyarım ve mutlu etmeye çalışırım...Yüzyüze görüşmesek te yanımdaymış kadar yakınlaşırım, paylaşırım...Ne güzel duygudur bu, paylaşmak, aynı ufka bakmak, gece aynı aya, aynı yıldızlara bakıyor olmak...

       Kendimi mi böyle yetiştirdim yoksa içimdeki insan ve dostlarımın insanlığımı bizi böyle dost yaptı bilemem...Bildiğim tek şey hayattan ne istediğimi bilmeye çalışarak yaşadığım ve yaşattıklarımdır...Mesela herşeyi son kez yaptığımı düşünerek yaparım...Belki bu dostumla son defa görüşüyorum, belki bu son kez gökyüzünü bu kadar mavi görüşüm, belki bir daha ki dolunay bensiz olacak, belki bu son denizi seyredişim vs. diye düşünerek yaşarım her anımı...Tadını almaya çalışarak, senedimiz yok zira bir dakika sonrasında hala hayatta olmaya...Belki de çok karasamsarca geldi size ama  gerçeği görerek yaşamaktır belki bu yaptığım...Her ne olursa olsun hayatın, sevdiklerimin, dostlarımın kadrini kıymetini bilerek yaşamamda payı büyük oldu hep...Bir son olduğunu bilerek hareket ettikçe daha az hata yapıyor insan, daha az kalp kırıyor ve daha çok seviyor, seviliyor...Düşünsenize yıllarboyu edindiğiniz dost ve arkadaşların kaçıyla şu an da görüşmektesiniz?...Büyük ihtimal pek azıyla...Halbuki nice güzel günler yaşanmıştır onlarla, nice anılarımız onlara aittir...Ama gün gelip ayrılınmıştır bir şekilde...Önce sık sık telefonlar olur ayrılınca, sonra zamanla telefonlar da azalır ve birgün bakarsınız bitmiştir, yollar bu defa sahiden ayrılmıştır bir daha kesişinceye kadar...Telefon defterinden silinir hatta bir gün adınız...İşte böyle zamanlarda anlarsınız kim gerçekten dost kim arkadaş...Arkadaşlar geçici görevli mevsimlik personel gibidir, bir zaman hayatınıza girer ve bir zaman sonra çıkar giderler, ya da siz onların hayatından çıkar gidersiniz...Ama dostunuzla hep dost kalırsınız, ayrı şehirlerde dahi olsanız yolunuz hep aynıdır ve baktığınız ufuk...Sırlarınızı paylaşır, dert ortağı olursunuz birbirinize...Bilirsiniz ki kendi olmasa da ruhu yanınızda, siz onun aklındasınız, o sizin aklınızda...Uzakta ama aklımda ve yanımda olan tüm dostlarıma minnettarım...Ve '' Dost vurulunca değil unutulunca kahrından ölürmüş'' diyerek bu yazıyı noktalıyorum...Nokta, bitti...

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:iced_angel | Tarih: 2008-05-27 01:23:57
Konu: dostluk,arkadaşlık

ARKADAŞLIK Kalbimizde 'arkadaşlık' denilen bir mucize var. Nasıl olduğunu, nasıl başladığını bilemezsiniz. Ama bunun özel bir armağan olduğunu, Allah'ın bir lütfu olduğunu bilirsiniz. Gerçekten de arkadaşlar nadide mücevherlerdir. Yüzünüzü güldürüp, başarmanız için cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini açmaya hazırdırlar. Bugün arkadaşlarınıza, onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin.

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »